SEN BİLİRSİN YARABBİ..

Kullar bilmese dahi her şeyim sana ayan
Türlü türlü halımı sen bilirsin Ya Rabbi
Şu yalancı dünyada sensin sesimi duyan
Koparılan dalımı sen bilirsin Ya Rabbi
Senden gelen her şeyi karşılarım şükürle
Dünya malına tapmam işim yalnız fikirle
Aza kanaatkârım yetim veya fakirle
Bölüştüğüm dilimi sen bilirsin Ya Rabbi
İnsan yaratılmışken insanlığı kepenler
Makamına taparak ahireti tepenler
Yükselirim sanarak zeminleri öpenler
Akıllı mı deli mi sen bilirsin Ya Rabbi
Halkına baş olanın Ümmetini sattığı
Ehli iman alemin derdine dert kattığı
Emperyalist Batı’nın bize karşı attığı
Hava sükse çalımı sen bilirsin Ya Rabbi
Dilimden eksik olmaz adın zikri şahanem
Kendimi kandırarak eksik olmaz bahanem
Sağ omzumun üstünde sevap yazılan hanem
Boş veyahut dolu mu sen bilirsin Ya Rabbi
Sorumsuzca yaşarken safi sebil Zaman’da
Sana yönelmek çok zor dünya denilen handa
Azrail’in selamla geldiği meçhûl anda
Kula gelen ölümü sen bilirsin Ya Rabbi
Mevsim tamam diyerek harmanımı savurup
40 yıllık ömrümde nice çamlar devirip
Beşeri düşünceye hep yüzümü çevirip
Sana doğru yolumu sen bilirsin Ya Rabbi
Irak’ta Filistin’de katliama bakarak
Gördüğüm kan gölüyle bir yanımı yıkarak
Ciğerimi dağlayıp yüreğimi yakarak
Savurduğum külümü sen bilirsin Ya Rabbi
Kulcuklara uyarak geçmişime sövmedim
Mazlum ahı alarak dizlerimi dövmedim
Bir lokma bir hırkayla şatafatı sevmedim
Sırtımdaki çulumu sen bilirsin Ya Rabbi
HİDDETÎ aciz kulun riyakârlık mı yapar
Sıratel müstakim der eğiri yola mı sapar
Dili tasdik ederken yalnız sana mı tapar
Yoksa kulun kulu mu sen bilirsin Ya Rabbi
Bunlar da bir kulunun, sözleri,
Yel estikçe kızarır bağrındaki közleri.
Bir mazlumu görünce gözlerim
Kuru yahut sulu mu, sen bilirsin Ya Rabbi
